Ekonomik dalgalanmaların arttığı dönemlerde, mali darboğaza giren şirketler için konkordato, adeta bir “can simidi” olarak görülmektedir. Borçlarını ödemekte zorlanan dürüst borçlular, mahkemeden koruma talep ederek (mühlet alarak) alacaklılarına bir ödeme projesi sunarlar. Bu proje genellikle; borçların bir kısmının silinmesi (tenzilat) veya uzun vadede taksitle ödenmesi (vade) şeklindedir.
Ancak son dönemde bazı şirketlerin, konkordatoyu bir “iyileştirme projesi”nden ziyade, faizsiz ve çok uzun vadeli bir “kredi/finansman” aracı gibi kullanmaya çalıştığı görülmektedir. Özellikle “Borçlarımı 60 ayda (5 yılda), faizsiz ve eşit taksitle ödeyeceğim” şeklindeki teklifler, mahkemelerce kabul görse de Yargıtay’ın radarına takılmaya başlamıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.09.2025 tarihli, 2024/622 E. ve 2025/535 K. sayılı son kararı, konkordato projelerinde “Menfaat Dengesi” ve “Orantılılık” ilkelerinin ihlal edilemeyeceğini net bir şekilde ortaya koymuştur.
Olayın Özeti: “5 Yıl Vade, Sıfır Faiz” Teklifi
Karara konu olayda; bir şirket ve ortakları, mali durumlarının bozulduğunu belirterek konkordato talep etmiştir. Mahkemece verilen geçici ve kesin mühletler (yaklaşık 1-2 yıl) boyunca şirket hacizlerden korunmuştur.
Son aşamada borçlular, mahkemeye şu projeyi sunmuştur: “Tüm borçlarımızı, mahkeme kararının kesinleşmesinden sonra başlamak üzere, 60 ay (5 yıl) vadeyle, faizsiz ve eşit taksitlerle ödeyeceğiz.”
Yerel Mahkeme ve İstinaf Mahkemesi, alacaklıların çoğunluğunun bu projeyi kabul etmemesine veya itiraz etmesine rağmen (bazı alacaklılar hariç), projenin tasdikine karar vermiştir. Ancak alacaklı bankalar kararı temyiz etmiştir.
Yargıtay: “Konkordato, Borçluya Bedava Kredi Verme Yeri Değildir!”
Dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na geldiğinde, Yüksek Mahkeme projeyi çok sert bir dille eleştirmiş ve tasdik kararını bozmuştur. Yargıtay’ın bozma gerekçeleri, bundan sonraki konkordato projeleri için bir “Kırmızı Çizgi” niteliğindedir:
- Süre Çok Uzun ve Dengesiz: Yargıtay; borçlunun zaten 2 yıla yakın bir süre “mühlet” korumasından faydalandığını, bu süreçte hiçbir ödeme yapmadığını belirtmiştir. Bunun üzerine bir de “kararın kesinleşmesinden sonra (ki bu da yıllar sürebilir) başlayacak 60 aylık vade” eklenmesi, alacaklıların alacağına kavuşmasını 7-8 yıl ötelemek demektir. Yargıtay’a göre; “Bu kadar uzun süre faizsiz ödeme planı, konkordatonun amacını aşar ve borçluya haksız bir finansman (bedava kredi) sağlar. Alacaklıların aleyhine olacak şekilde menfaat dengesi bozulmuştur.”
- Kaynaklarla Orantılılık İlkesi: İİK m. 305/1-b uyarınca, teklif edilen ödeme planının borçlunun kaynaklarıyla orantılı olması gerekir. Yani borçlu, “param var ama keyfim isterse 5 yılda öderim” diyemez. Eğer borçlunun elinde daha kısa sürede ödeme yapacak kaynak (malvarlığı, gelir akışı) varsa, alacaklıları 60 ay bekletemez.
- Şirket Hâlâ Zarar Ediyor: Dosyadaki kayyım raporlarına göre, şirket mühlet içinde dahi zarar etmeye devam etmiştir. Yargıtay; “Henüz ödemeler başlamadığı halde zarar eden bir şirketin, 60 ay boyunca bu taksitleri ödeyebileceği inandırıcı değildir” diyerek projenin gerçekçiliğini sorgulamıştır.
- İnfazda Tereddüt: Mahkeme kararında, ödeme takviminin net olarak (hangi ay, kaç TL ödenecek) yazılmaması, sadece “eşit taksitler” denilmesi de bozma sebebi yapılmıştır. HMK m. 297 uyarınca hüküm fıkrasının, icra dairesince tereddütsüz uygulanabilecek açıklıkta olması gerekir.
Şirketler ve Alacaklılar İçin Dersler
Bu karar, konkordato sürecindeki tüm taraflara önemli mesajlar vermektedir:
- Borçlular İçin: “Nasılsa mahkeme koruyor” diyerek alacaklıları yıllarca oyalayacak projeler hazırlamayın. Teklifiniz makul (24-36 ay gibi), gerçekçi ve alacaklıların zararlarını (faiz feragatleri gibi) dengeleyecek adil bir teklif olmalıdır. Aksi halde yıllarca süren yargılama sonunda iflasla karşı karşıya kalabilirsiniz.
- Alacaklılar İçin: Borçlunun sunduğu proje, “ölümü gösterip sıtmaya razı etme” stratejisi olabilir. Projenin finansal gerçekliğini ve borçlunun malvarlığı durumunu iyi analiz edin. Yargıtay’ın bu kararı, haksız ve uzun vadeli projelere itiraz etmek için elinizde güçlü bir kozdur.
Sonuç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2025/535 K. sayılı kararı; konkordatonun bir “borçtan kaçış” veya “ucuz finansman” yolu olmadığını tescillemiştir. Konkordato, dürüst borçlunun “makul” bir sürede borcunu ödemesi için vardır; alacaklının parasını pul etmek için değil.
Şirket kurtarma operasyonlarında ve konkordato süreçlerinde, finansal veriler kadar hukuki stratejinin ve Yargıtay içtihatlarının da doğru analiz edilmesi, sürecin başarıya ulaşması için elzemdir.